ÜST GEÇİT

       Amaan! Saat yedi buçuk olmuş, ne kadar geç geldi servis bugün, hava az sonra kararacak. Haydi!  Acele et kızım, kaldır poponu, çabuk eve varmalısın, akşama yemek yok, Allah yok etmesin yani var da yok. Bir tek çorbayla da olmaz ki canım, hiç olmazsa makarna pişireyim bari. Çocuklarda bıktılar ama yapacak bir şey yok. Hafta sonu köye gidince olmuyor işte böyle, hafta içi perişan oluyoruz. Recep beye anlatamıyoruz ki. İşten de geç bırakıyor kör olasıca patron, eve varınca hiçbir şeye vakit kalmıyor.  Üf!  Bu merdivenlerde amma dik. Hiç sevmiyorum bu üst geçidi. Ne biçim yapmışlar bunun basamaklarını, yapan usta uzun boyluydu herhalde, insan birazda kısaları düşünür canım. Senin bacak boyunla benim ki bir mi.  Aaa o da ne? Napıyo bu kız burda ayol?
“ Kızım! Dur yaklaşma o korkuluklara. Elektrik var o reklam panosunda çarpılırsın.”
     Ne biçim bakıyo bu bana ya, delimi ne?
“ Ay ay dur  dur napıyosun?  Ayy dur Ayy!  AmanAllah’ım,  amanAllah’ım!”
*************************
“ İşte,  böyle komiser bey, ben üst geçitten geçip acele,  acele evime gidiyordum. Kız korkuluğun kenarında tellere tutunmuştu. Ona (tutunma elektrik var onlarda çarpılırsın) dedim. Bana bir tuhaf baktı. Valla komiser bey hiç ses çıkarmadı ama sanki bana bakarken çığlık atıyor gibiydi çok fena oldu içim sonra daha ben son basamağı çıkamadan o korkuluğa çıktı aşağıya atlayıverdi. Aşağıdan geçen kamyonun önüne düşmüş orasını ben görmedim ama küt diye bir ses çıktı onu duydum galiba çok emin değilim. Şoka girdim o anda ben tabii, bağırmaya falan başladım. Kamyonun sürüklediğini gördüm ama. Korkunçtu. Sürüklenirken sağmıydı ölümüydü bilmiyorum ama korkunçtu.”
     Ah ağlamasam şu adamın karşısında ama elimde değil dayanamıyorum kız aklımdan çıkmıyor. Mendilimde yokmuş,  Hay Allah! On oldu aynı şeyi anlattırıyor bana. Recep’te gelemedi bir türlü. Gelip götürse ya artık beni, ifadeyse ifade verdim işte. Evime gitmek istiyorum, yorganı kafama çekip uyumak istiyorum. Ah zavallı kız neden yaptın bunu?  Ne kadar da gençtin, ne kadar da güzeldin.  Allah’ım gözleri gitmiyor gözümün önünden, bağırıyorlardı sanki mavi mavi. Hakikaten ya maviydi kızın gözleri. Bak bunu komisere söylemedim aman canım mavi olsa ne yeşil olsa ne, kızcağız gitti işte.
“ Tamammı komiser bey? Var mı başka bir şey?  Yoksa eğer, kocam gelip beni alana kadar dışarıda bir sigara içeyim.”
“ Teşekkür ederim. Sonra gidebilirim değil mi ben? Bir gelişme olursa yani kız neden intihar etmiş öğrenirseniz bana haber verir misiniz?  Ben ölürüm meraktan. Peki tekrar sağ olun, iyi akşamlar. Aslında gece oldu ya neyse.”
     Her yer karo döşeli amma tıkırdadı ayakkabılarım ya, utandım valla. Kapıda ne ağırmış hah neyse açtım, vayy soğumuş hava, gündüz sıcaktı halbuki, öğlen arası Merve’yle yürürken terledim bile. Nerde kaldı bu Recep?
“ Pardon! Çakmağınız var mı memur bey? Ay sağ olun benimki fabrikada kalmışta.”
     Şu gelenler kızın ailesi mi yoksa. Vah vah!  Kadın da pek yaşlı gibi, şu da ablası mı acaba? Yazık nasıl şaşkınlar bak. Yok ayol ne şaşkını, bildiğin mel mel bakıyor bunlar. Olayı anlayamadılar herhalde daha. Aaa, bu kız bana doğrumu geliyor? Tastamam öyle.
“ Evet, biliyorum olayı, ben gördüm atlarken. Şey sizin yakınınız mı?”
“ Ha! Kardeşin demek. Benziyorsun da bak. Çok üzüldüm kardeşim. Allah sabır versin. Valla ben pek bir şey bilmiyorum. (Dur o tellere değme çarpılırsın) dememe kalmadan atlayıverdi. Valla başka bir şey bilmiyorum. Polise de öyle söyledim, aynısını yani. Hay Allah tekrar başınız sağ olsun”
“ Ay ben bilmiyorum kardeşim. Bana bir şey söylemedi dedim ya. Konuşacak kadar görmedim ki ben kardeşini. “
“ Hayır, kardeşim söylemedi diyorum. Söylese hatırlamaz mıyım canım. Çığlık bile atmadı düşerken. Sadece baktı bana, öylece baktı. Aklımdan çıkmıyor işte o yüzden gözleri. İyi tamam hadi tekrar başınız sağ olsun.”
     Ne dedi? Bir şey dedi mi? Ne biçim sorular bunlar? Yazık şoktalar herhalde benim gibi onlarda. Yaşlı kadında annesiymiş. Gülüyor muydu o kadın, bana mı öyle geldi? Ay şoktan saçmalamaya başladım. Evime bir gitsem,  nerde kaldı şu Recep? Vallahi bir işe yaramaz şu adam. Ayol böyle zamanda geç kalınır mı? İnsan bir karısını merak eder. Dondum burada. Bir sigara daha mı içsem, ne yapsam? Çakmağımda yok.
     Bu adamlar da kim?  Demin kızın annesinin yanında değil miydi bunlar? E!  niye girmiyorlar ki içeriye. Kadınlar girdi adamlar dışarda. Ay bütün erkekler bir tuhaf. Girsenize içeriye. Halleri de bir garip, hiç yakınları ölmüş gibi değil bunlar.
“ Kardeş çakmağınız var mı acaba? Benim ki fabrikada kalmışta.  Yandı yandı sağ ol. Şey siz şu üst geçitten atlayan kızın tanıdığı mısınız? Ya demek abisisin. Hay Allah başınız sağ olsun. Ben gördüm kardeşini ama bir şey yapamadım maalesef. Neden atlamış olabilir? Bir derdi falan mı vardı? Pek de gençti çok üzüldüm.”
“ Ay aman ne kızıyorsun ya, insanlık namına sorduk. Gördük herhalde o korkunç olayı. Merak etmemiz normal değil mi?”
     Ne tuhaf insanlar bunlar ya. Kardeşleri ölmüş,  sanki umurlarında değil. Öfkeli öfkeli ona buna sataşıyorlar. Ay yoruldum vallahi, oturacak bir yer olsa, hah şurada bir bank var. Kirlimi üstü? Neyse artık oturcam valla. Kızcağız neden attı kendini acaba? Sırf merak değil ya çok etkilendim ben. Ellerim nasıl titriyor hala. Nasıl geçeceğim ben o üst geçitten bir daha? Neden öldüğünü öğrenirsem belki rahatlarım biraz. Neyse yarın gelir sorarım karakola olmazsa. İnşallah aşk hikayesi falan değildir. Çok kızıyorum öyle düzelecek şeyler için canına kıyanlara.
     A ha kadınlar çıktı içerden. Ay adamlar tam arkamdaymışlar ayol. Ne zaman geldiler onlar oraya. Bak bak nasıl da çekiştiriyor kızın kolunu, Allah Allah dövecek nerdeyse nasıl edepsiz bir adam o öyle ya?
*************************
“Polis bey bir dakika bana bakabilir misiniz? Memur bey lütfen,  Ya,  biliyorum ifademi aldığınızı, işimizin bittiğini ama ben bir şey söylemek zorundayım. Ay bi dakka dinleseniz ölür müsünüz ya? Önemli diyorum.” Aa,  niye umursamıyor bunlar beni. Mutlaka biriyle konuşmalıyım. Hah dur şurada şu komiser var.
“ Teşekkür ederim komiserim. Nihayet biri beni dinliyor. Bakın ben demin kocamı beklerken dışarıda sigara içiyordum. Bu üst geçitten atlayan kızın ailesi geldi. Ben konuştum onlarla başınız sağ olsun falan dedim işte. Kızcağızın ablasıymış şu uzun boylu genç olan hanım. Beni sorguya tuttu. (Ne dedi, bir şey dedi mi, atlarken bir şey söyledi mi?)diye. Bir şey demedi ki zavallı. Sonradan öğrendim ağabeyleriymiş köşede dikilen adamlar bilmiyordum ben tesadüfen onlardan çakmak istedim, ağabeyleri olduğunu öğrenince de kardeşiniz neden atladı biliyor musunuz diye sordum, bana bir kızdılar görmeyin. Sonra ben bunlardan uzaklaşıp sigaramı içmek için bahçedeki banka oturdum, bir baktım bunlarda benim arka tarafıma gelmişler, kendiliklerinden yani. Aralarında sinirli sinirli konuşmaya başladılar bende istemeden kulak misafiri oldum. Hiç üzgün falan değiller vallahi komiserim. Ne annesi ne ablası bir gram gözyaşı dökmediler. Hatta annesi memnun gibiydi sanki. O abisi olacak olan suratsız “ Ben ne diyeceğim şimdi Kerim abiye? Söz vermiştim ne olacak şimdi? “ diye söyleniyordu durmadan. Sonra acayip bir şey oldu komiserim. Kızın annesi biraz uzaklaştı onlardan. (Allah’ım sana şükürler olsun kızım sözümüzü tuttu. Kurtuldu bu hayattan.) demesin mi. Ay hemen koştum size geldim."
************************
“ Recep iyi ki geç geldin. Vallahi ben olmasam kızcağızın ölümü intihar diye kapanıp gidecekti. Gördün mü olanı, kızın annesiyle ablası günlerce kafasını ütülemişler git kendini öldür diye”
     Ay, beni dinliyor mu,  dinlemiyor mu bu adam?  Ayol insan bir karısıyla gurur duyar. Neleri ortaya çıkardım ben.  Bak şimdi kaza yapacak, nasıl solladı bak. Valla trafik canavarı oluyor araba kullanırken.
“ Recep, napıyosun ya? Biraz dikkatli kullan. Bizi de göndereceksin kızın yanına. Hem sen beni dinliyor musun?  Çok önemli bir şey anlatıyorum burada. İnsan bir sorar niye öyle yapmışlar diye.”
“ Hah tamam sor böyle. Anlatıyorum bak. Meğerse bu kızların ikisini de abileri, ay tövbe Yarabbim nasıl söylesem önce kendileri kullanmış, ensest yani. Annelerini bile, tövbe tövbe neler var dünyada. Yaa (Yuh artık) tabi. Sen de şok oldun demi? “
“Haklısın hayatım, böylelerini hiç durdurmayacaksın öyle anasına bacısına ya da çoluğa çocuğa sarkanları atcan içeriye en ağır cezalarıda verip hiç çıkartmıyacaksın dışarıya çok haklısın. Allah’ım sen çocuklarımızı koru ne günlere kaldık”
“  Ha sonra mı ne oldu?  Bu pislik herifler kendi heveslerini alınca önce ablalarını başkalarına satmaya başlamışlar. Zavallı kız hiçbir şey yapamamış. Şimdi de işte bu intihar edene gelmiş sıra. Bunun yaşı çok küçükmüş, on beş yaşındaymış daha zavallı”
“ Yok ayol o yüzden intihar etmemiş kız. Yani etmiş te etmemiş aslında ay biraz karışık oldu dur bak anlatıyorum. Motosiklet var önde bu arada dikkat et sen istersen Recep. Öfkelendin anlıyorum da toslamıyalım bir yere”
“Tamam, tamam anlatıyorum işte kızma hemen, anne dayanamamış kızına sonunda, çünkü  zavallı kızcağızı Kerim diye bir mafyaya satacaklarmış ki; adam belalının tekiymiş, böyle sadist, yaşlı adamlara genç kızları pazarlayıp her istediklerini yaptırtan cinsten. Tabii büyük paralar kazanıyormuş Allah’ın cezası. Annesiyle ablası kızı kurtarmak için evden kaçırmışlar ama abileri kaçtığı yerden bulmuş getirmiş kızı,  hepsini dövüp hastanelik etmişler yazık. Artık daha ne yaşadılar başlarına neler geldi ne kadar eziyet ettilerse, annenin aklına böyle bir manyak fikir gelmiş.  Zavallı kızını kurtaracağını sanmış.”
“ Tabii, anne ya! İnanılmaz ama gerçek. Anne akıl etmiş bunu önce, ablayı ikna etmiş sonra da ikisi bir olup kızın beynini yiyip, bu intihar fikrine alıştırmışlar. Bir de kıza ilaç veriyorlarmış durmadan. Kendisi yapamazsa zehirlensin de ölsün diye. Ay ne insanlar var yarabbim dünyada akıl alacak gibi değil. Neyse, Bugün abilerinin görmez tarafından , belki de annesiyle ablasının da elinden kurtulmak için yine kaçmış kız. Belki bu sefer başarırdı ama annesinin verdiği ilaçlar yüzünden zaten deli gibi bir şey olmuş zavallı, bir de çabuk fark etmiş abileri, takip etmeye başlamışlar. Kız kaçmış onlar kovalamış, ta bizim üst geçide kadar. İşte sonrası malum, çok acı.”
“ Ama bir görsen Recep anne bir mutluydu ki inanamazsın. Ay kadın,  kızlarım kurtuldu diyor başka bir şey demiyordu. “
“ Aa, tabi hem abileri, hem de ablayla, anneyi tutukladılar. İntihara azmettirmekten, ensest ilişkiden falan filan. Polis bir sürü şey saydı. Valla iki kadınında umurlarında bile değildi. Güle oynaya gittiler nezarethaneye.  Olan o küçücük kızcağıza oldu. Gözleri çıkmıyor aklımdan. Mavi mavi nasıl da güzellerdi. Şu torpido gözünde mendil var mı?”
“ Ay niye kızıyorsun Recep arkasından kimse üzülmedi kızcağızın, küçücük yaşında onca eziyeti çekip erkenden gitti bu dünyadan bırak bari onun için ben ağlayayım birazcık olmaz mı?“

                                                                                                                       Esra Gürel Şen - 2017

                                                                                                                              

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar